Ethereum ve Rollup Teknolojileri

Ethereum işlem ücretleri ve Rollup Teknolojileri hakkında detaylı bir kılavuz.

Ethereum üzerinde geliştirilen Rollup Teknolojilerinden bazıları.

1. Giriş.

Bitcoin 2009’da Satoshi Nakamoto tarafından duyurulunca tüm Dünya aracı olmadan, eşler arası para gönderilebildiğini ve bunu tamamen merkeziyetsiz bir şekilde yapılabileceğini öğrenmiş oldu.

Bitcoin kişiler arası değer transferini mümkün kılarken, 2014 yılında Blokzincir teknolojilerinin değer transfer etmekten çok daha fazla kullanım alanı olabileceğini keşfeden Vitalik Buterin ve bir çok blokzincir geliştiricisi 2015 yılında Ethereum’u duyurdular.

Ethereum Blokzinciri, Bitcoin’in değer transferi fikrini daha da geliştirmiş, Merkeziyetsiz eşler arası ödeme ağını; Merkeziyetsiz uygulamalara ve bu uygulamaların imkan tanıdığı Merkeziyetsiz Finans sistemine dönüştürmüştür. Yani Bitcoin ağında Bitcoin’lerinizi istediğiniz kişiye tamamen aracısız gönderebiliyorken, Ethereum’da aracısız bir şekilde borç alıp, borç verebiliyor, paranızı işletebiliyor, elinizdeki mevduatlardan faiz getirisi alabiliyorsunuz. (DeFi — Decentralized Finance)

Ethereum blokzincirini akıllı bir telefona benzetmek yanlış olmaz. Ethereum üzerinde geliştirilen uygulamalar tıpkı Akıllı telefonlara indirilen uygulamalar gibidir.

Ancak blokzincir teknolojileri merkeziyetsiz ve güvenli bir sisteme imkan tanırken işlem kapasiteleri sınırlıdır. Merkeziyetsiz, güvenli, sansürlenemez olan blokzincir teknolojilerinin handikapı yavaşlıklarıdır.

Bitcoin ve Ethereum’un geleneksel ödeme sistemlerine göre hızı.

Bitcoin saniyede 5–7 işlem yapabilmektedir. Yukarıda bahsedildiği üzere Ethereum’da Bitcoin gibi sadece eşler arası gönderim yapılabildiği gibi, çok daha kompleks (borç alma, mevduat getirisi için paranı DeFi’de işletme vb.) işlemler yapılabilmektedir.

Buradan hareketle Ethereum’daki işlem hızları işlemin kompleksliğine göre değişir. Ethereum ağında sadece ETH gönderimi yapılacaksa saniyede 40 işlem yapılabiliyorken, çok kompleks işlemler için saniyede yapılan işlem sayısı 5–7’ye düşebilmektedir (Yazının devam kısmında bu farklılığın sebebine değinilecektir).

Ethereum ilk ortaya çıktığında bir “Dünya Bilgisayarı” ve özellikle DeFi’nin yaygınlaşması ile birlikte tüm Dünya’da merkeziyetsiz finansın odak noktası olma hedefi vardı. Ancak mevcut hızlarda Ethereum bu hedefinden uzak olduğu biliniyordu. Dolayısı ile Ethereum’un daha fazla işlem yapabilme kapasitesine sahip olabilmesi için çalışmalar Ethereum projesi hayata geçer geçmez başladı.

2015 yılında Vitalik Buterin’in Ethereum’un gelecekteki hedeflerini gösteren sunumdan bir slayt.

2. Blokzincirlerde işlem ücretleri.

Blokzincirlerde işlem ücretleri mekanizmasının nasıl çalıştığını Twitter’da da ufak bir flood ile açıklamıştım:

Bu başlıkta da mevcut sistemi biraz daha detaylandıracağım.

Blockzincir çalışma prensibi.

Blokzincir teknolojisi aynı adı gibi, blokların ip gibi dizilerek bir zincir oluşturup ve bütün bu zincirdeki bilgilerin Dünya’daki herkes tarafından indirilip saklanması ve zincire yeni eklenecek blokların karar verilmesi prensibine dayanır. Evet blokzincir teknolojisi kısaca budur.

Bloklar ise transfer verilerini saklar. Yeni yapılacak transferler ise yeni bloklara yazılır. İşte işlem ücretleri mevzusu buradan geliyor.

Her bloğun bir kapasitesi vardır. Bitcoin’de bloklar 1MB büyüklüğe sahiptir (SegWit softfork’u ile 2MB bloklar üretilse de 1MB örneği üzerinden devam edeceğiz) 1MB’lık verinin taşıyabildiği transfer miktarı ortalama 3.000 adettir. Her blok 10 dakikada çıktığına göre:

Blok başına 3.000 transfer / 10 dakika blok süresi = 300 dakikadaki işlem sayısı

1 dakikada 300 işlem yapılıyorsa 300/60=5 saniyedeki işlem sayısıdır.

Daha büyük bloklar daha çok veri taşıyacağından blokzincirler daha hızlı işlem yapabilirler.

Evet, TPS hesaplaması bu şekilde yapılmaktadır. Yani sadece bu bilgilere dayanarak diyebiliriz ki Bitcoin için hızı kısıtlayan iki parametre vardır.

  1. Blok büyüklüğü
  2. Blokların çıkış süresi

O zaman Bitcoin için hemen her bloğu 1GB yapalım ve blokların çıkış süresini 1 saniye olarak ayarlayalım. Böylelikle çok hızlı işlemler yapılabilir ve geleneksel ödeme sistemleri ile yarışılabilir.

Cevap: HAYIR.

Yukarıda blokzincirleri anlatırken, blokzincirler içerisindeki tüm verilerin Dünya’daki herkes tarafından indirilip saklanması esasına dayandığını yazmıştım. Eğer Bitcoin’de her saniye 1GB’lık bloklar çıkaracak olursak, her saniye Dünya’daki tüm Bitcoin blokzinciri kayıtlarını tutanlar bu hıza yetişemeyecek (tüm verileri saklamak için çok fazla HardDisk veya SSD gerekecek veyahut çıkan her bloğu zaman geçmeden indirmek için yüksek hızda internet) bu veriler senkronize olmayacak ve blokzincirinin iflas etmesine yol açacaktır.

Bitcoin 2009’dan beri çalışmaktadır ve Bitcoin içerisinde toplam 340GB veri içermektedir. Bu veri her 10 dakikada 1MB’lık blokların eklenmesi ile giderek artmaktadır.

Dolayısı ile blokları çok seri çıkaramadığımız gibi çok büyük de yapamıyoruz. İşlem kapasitemiz belli bir sınırda kalıyor. Bitcoin 10 dakikada kabaca 3.000 işlem yapıyorsa ve 10 dakika boyunca Dünya’da yapılan işlem sayısı diyelim 10.000’i geçerse ne olur?

Bilindiği gibi Bitcoin’de blokları madenciler çıkarır. Bu bloklara girecek transferleri de madenciler belirlemektedir. 10.000 transfer arasından 3.000 transferi madenciler seçip bloklara yazacak ve geriye kalan 7.000 transfer diğer bloğu bekleyeceklerdir. Bu transferler madencilerin bloğa işlemesi için “Mempool” adı verilen yerde beklerler.

Yazı tarihi ile birlikte yaklaşık 12.000 transfer ağda onay beklemektedir.

Peki madenciler hangi parametreye bakarak bu 10.000 transfer içerisinde ilk bloğa işlenecek 3.000 transferi seçmektedir?

Cevap: Madencilere verilen işlem ücretine göre. İki adet transfer düşünelim:

  1. A kişisi B kişisine 1 Bitcoin yollasın → Madenciye 0.01 Bitcoin ücret verilecek.
  2. C kişisi D kişisine 10 Bitcoin yollasın → Madenciye 1 Bitcoin ücret verilecek.

Bu durumda madenciler hemen 2. transferi ilk bloğa kazmak isteyeceklerdir. Çünkü madenciye ne kadar çok ücret verilirse, işlem ilk bloğa o kadar hızlı kazılır.

Diyelim ki, ilk kazılacak bloğa 3.000 transfer belirlendi ve hepsi 1 Bitcoin madenciye transfer ücreti verecek olsun o sırada yeni bir transfer geldi ve bu transfer 2 Bitcoin transfer ücreti verecek olsun.

Madenciler hemen 3.000 transfer arasından birini (en düşük ücret vereni, herkesin eşit olması dahilinde rastgele) blok dışına çıkarır ve 2 Bitcoin transfer ücreti veren transferi blok içerisine alır.

Bitcoin ağında transfer ücretini madenciler almaktadır.

Örneklendirdiğim gibi Bitcoin’deki işlem ücretleri AÇIK ARTIRMA mekanizması gibi çalışmaktadır. Buraya kadar öğrendiklerimize göre;

  1. Bitcoin veya Ethereum PAHALI DEĞİLDİR. Sadece madenciye daha çok para veren kişiler vardır.
  2. Eğer herkesin ucuz işlem yapmasını istiyorsak aynı anda daha çok işlem yapılması gerekir ki, kimse beklemesin ve ne kadar ücret veren olursa olsun hepsini blokzincire kazıyabilelim.

Buraya kadar Bitcoin’deki sistemi anlattım. Çünkü Ethereum’da da kabaca aynı sistem mevcuttur. Şimdi arasındaki farklılığı açalım ve daha sonra işlemleri nasıl ucuz hale getirebiliriz bunları konuşalım.

Bitcoin’de blokların 1MB olduğunu ve 3.000 transferin sığdığını söylemiştik. Ethereum’da durum biraz daha farklı.

Bu kısıma ekstra dikkat vermenizi istirham ediyorum:

Ethereum’da blok büyüklüğünün elbette bir KiloByte-MegaByte değeri vardır. Ancak bu şekilde değerlendirmek hata olacaktır. Ethereum’da blok büyüklüklerine GAS LIMIT deriz. Ethereum’da bir bloğun kapasitesi şu an 15.000.000 GAS’tır.

Ve Ethereum üzerinde yaptığınız her işlemin belli bir GAS ücreti vardır. Örneğin:

  • ETH göndermek: 21.000 GAS
  • USDT göndermek: 46.100 GAS (Her ERC20 için değişir. Örneğin DAI için 35.000 GAS’tır.)
  • Uniswap v3’te coin swaplamak: 130.000 GAS
  • Uniswap v3’te Likidite eklemek: 450.000 GAS
Ethereum ağında yapılan her işlem için belli bir GAS miktarı vardır ve bu GAS miktarı ETH üzerinden ödenir.

Görüldüğü gibi Ethereum’da her işlem birbirinden farklıdır. Çünkü Bitcoin gibi ağda sadece BTC gönderimi yapılmamaktadır. İşlem ne kadar kompleksleşir ise blokta o kadar yer kapatırsınız.

Ve Ethereum bloğunda yer kapatmak için madenciler sizden daha çok ücret isteyecektir. Sanılanın aksine ETH gönderimi gayet ucuzdur. Ancak Uniswap’ta Likidite eklemek, CompoundFinance’de DAI borçlanması yapmak son derece komplekstir, blokta çok daha fazla yer kaplar, dolayısı ile PAHALIDIR.

Yazının ilk kısımlarında belirlediğim gibi Ethereum’da TPS hesaplaması işlem kompleksliğine göre değişir. Eğer bir blokta sadece ETH transferi yapılacak olursa

15.000.000 Gas Limit Blok büyüklüğü / 21.000 Gas ETH transferi = ~714

Ethereum’da bloklar 10–13 saniye arası çıkmaktadır:

714/13= 54 TPS

Ancak Ethereum’da şu an 18–20 TPS arasında bir işlem onaylama hızı vardır. Bunun sebebi kompleks işlemlerin olmasından dolayıdır.

Buraya kadar işlem ücretlerini anladık, blokzincir mekanizmasını öğrenmiş olduk. Metamask’tan onaylanılan pahalı işlemlerin Uniswap veya CurveFinance’in cebine gitmediğini, Madencilere gittiğini, bunun sebebinin de o blokta o işlem için belirlenen fiyat kadar para veren birilerinin olduğudur.

Bir sonraki başlığa geçmeden yazalım:

BITCOIN VEYA ETHEREUM PAHALI DEĞİLDİR. PAHALILIK İLK BLOĞA GİRMEK İSTEYENLERİN YARIŞINDAN DOLAYIDIR. ÇÜNKÜ BU ZİNCİRLER KALABALIKTIR. DİĞER COIN’LERİN UCUZ OLMASININ SEBEBİ KULLANAN KİŞİLERİN AZLIĞINDANDIR. ETHEREUM VEYA BITCOIN DE BU ZİNCİRLER GİBİ ÇOK AZ KULLANILSA BEDAVAYA YAKIN İŞLEM ÜCRETLERİ OLUR (ÇÜNKÜ BLOK İÇİN YARIŞ OLMAZ).

3. Peki işlem ücretleri nasıl düşürülebilir?

Yazının konusu Ethereum ve Rollups olduğu için bundan sonrası için yazının odak noktası Ethereum olacaktır.

Şimdi yazının burasına kadar elimizdeki problemleri ve olası çözümleri konuşalım.

İşlem ücretleri pahalı çünkü kalabalık, herkes bloklara girmeye çalışıyor. Açık artırma usülü mevcut. Blokların kapasitesi belli, artıramıyoruz çünkü blokzincir merkezileşiyor. Hızlandıramıyoruz, herkesin interneti buna yetmeyecek. O zaman tek yöntem var: (Sharding de bu sorunun çözümüdür ancak bu yazının konusu olmadığından atlıyorum).

Kalabalığı azaltmak ve kompleks işlemleri çok daha basitleştirmek.

Örneğin Uniswap v3 için likidite eklemek 450.000 Gas yerine çok daha düşük olsa, hem Gas miktarı düşecek ve az işlem ücreti ödenecek, hem de 15.000.000 Gas Limit’i olan bloklarda çok daha az yer kapatılacağından blok yarışına girilmeyecek.

İşte Rollups teknolojisi burada ortaya çıkıyor. Rollups der ki:

“Bu kompleks işlemleri Ethereum dışında küçültüp, küçük ve çok az kompleks olan bu işlemleri Ethereum ağına işleyelim. Böylelikle işlemler Ethereum ağının güvenliğinde olsun ve ucuzlasın.”

Rollup teknolojisinin görselleştirilmiş hali.

Arbitrum, Optimism, Loopring, zkSync, StarkWare (StarkWare üzerindeki dYdX, DeversiFi, ImmutableX), Loopring, Hermez, Aztec vb. teknolojilerin hepsi Rollup’tır.

Peki neden Rollup teknolojileri üzerinde yoğunlaşılmaktadır? Polygon gibi diğer yöntemler neden daha az tercih edilmektedir veya kabul görmemektedir?

Çünkü Polygon bir “Sidechain”dir. Sidechain’ler adından anlaşılacağı üzere yan bir blokzincir olup Ethereum ağından tamamen bağımsızdır. Kendi düğümleri ve blok üreticileri vardır.

Dolaylı yoldan bakılacak olursa Polygon ağının Binance Smart Chain gibi EVM çalıştıran zincirlerden pek farkı yoktur. Gerçi Polygon ağı üzerinde Ethereum zincirine “checkpoint” dediğimiz bir sistem ile ekstra onay gitmektedir ancak konu dışı olduğundan detaylandırmayacağım. Özetle; Sidechain’ler, yani Polygon, tamamen ayrı bir zincir olduğundan Ethereum için gerçek bir ölçekleme metodu değildir. Sidechain’ler sadece Ethereum’daki kalabalığı kendi zincirlerine taşımaktadır (Polygon üzerinde Sidechain’den ayrı olarak Rollup teknolojisi de geliştirilmektedir).

Eğer Ethereum’u ölçeklemek istiyorsak, Ethereum ağının güvenliğini ve merkeziyetsizliğini bozacak hiçbir metot kabul edilemez, dolayısı ile Ethereum’u ölçeklememiş sadece Ethereum kullanıcılarını farklı zincirlere göndermiş oluruz.

Sidechain’lerin çalışma prensibi gösteren bir görsel.

Diğer ölçekleme teknolojileri olan State Channels (Raiden Network) ve Plasma (OMG Network) aslında Rollups’lardan çok daha hızlıdır. Fakat Rollups’larda ısrar edilmesinin sebebi ise yukarıda bahsedilen teknolojilerin EVM çalıştırmayışıdır.

EVM (Ethereum Virtual Machine) olarak geçer. Detaya inmeden; Uniswap, AAVE, CurveFinance vb. DeFi protokolleri EVM sayesinde çalışmaktadır. Eğer bir zincir EVM desteklemiyor ise bunun ölçeklenme açısından çok önemi yoktur çünkü yukarıda bahsettiğimiz gibi kompleks işlemler zaten EVM’yi fazla çalıştıran işlemlerdir ve önemli olan EVM’yi çok çalıştıran işlemleri küçültüp sistemi hızlandırmaktır.

Konumuza dönecek olursak, Ethereum için tek bir Rollup teknolojisi yoktur. Bir çok farklı ekip yukarıda bahsedilen bir çok Rollup teknolojisi geliştirmektedir. Kafa karışıklığının aslında bir sebebi de bu kadar çok Rollup teknolojisinin olmasıdır.

Bu kadar fazla Rollup teknolojisinin olması kafanızı karıştırmasın. Her blokzincirde olduğu gibi Rollup teknolojilerinde de bazı Rollup’lar başarılı olacakken diğer Rollup’lar maalesef fazla rağbet görmeyecektir. Burada kafanızı karıştıran asıl şey Rollup’ların kullandığı farklı teknolojilerdir. Bu kadar fazla Rollup aslında ikiye ayrılıyor:

ZK-Rollups ve Optimistic Rollups

4. ZK-Rollups mı Optimistic Rollups mı?

Bu başlığı kesinlikle teknolojik karmaşaya ve terminolojiye sokup sizleri sıkmayacağım. Rollup’ların HEPSİ yukarıda anlattığım metot ile çalışmaktadır. ZK-Rollup ile Optimistic Rollup arasındaki temel fark bu kompleks işlemleri nasıl basitleştirdiğiyle ve basitleştirirken hangi teknolojiyi kullandıklarıyla alakalıdır.

Hemen söyleyelim, ZK-Rollups (zero-knowledge’ın kısatması) teknolojik anlamda Optimistic Rollups’lardan çok daha karışık ve tamamen matematiğe dayalı metotlardan oluşmaktadır. Karışık işlemler çeşitli matematik formülleri ile küçültülüp ana zincir ile paylaşılır. Dolayısı ile ZK-Rollup’lar Optimistic Rollups’lardan çok daha ileri bir teknolojiye sahiptir.

Optimistic Rollups’larda kullandığımız varlıkların tekrardan Ethereum ağına aktarılması 3–4 gün sürmektedir (Bunun için farklı çözümler de mevcuttur). Bu Optimistic Rollup’ların küçük bir handikapıdır. (Fraud Proof ile alakalı bir durumdur, detaylandırmayacağım.) Ancak OKEx’in Arbitrum yatırım ve çekimlerini kabul etmesi ile birlikte bu süreyi beklemeden borsalara giriş çıkış yapmak mümkün olacaktır.

O zaman neden Optimistic Rollups’lar var?

Aslında bu soru Rollups’lardaki kilit noktayı oluşturuyor. Optimistic Rollups’lar çok daha az karmaşık ve uygulaması basit olduğundan EVM çalıştırabilmektedirler. EVM çalıştırabilmeleri şu anlama gelmektedir, Uniswap, CompoundFinance, HarvestFinance, YearnFinance gibi Ethereum ağında halihazırda çalışan bütün DeFi protokolleri rahatlıkla Optimistic Rollups’lara geçebilirler.

ZK-Rollups’lar “şimdilik” EVM çalıştıramıyorlar. Bundan dolayı bir ZK-Rollup olan Loopring üzerinde örneğin Uniswap, CurveFinance yoktur. zkSync ekibinin EVM çalıştırabilen bir ZK-Rollup üzerinde çalıştığını belirtelim. Optimistic Rollups’lar EVM çalıştırabildiklerinden örneğin, Arbitrum, Ethereum ağındaki hemen hemen her uygulama OR’lere uygulanabilmektedir.

Optimistic Rolluplar EVM uyumlu çalışmaktadır.

Bu yüzden Optimistic Rollups’lar kısa dönemde son derece kullanışlı ve tercih edilebilir bir teknoloji olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazı Optimistic Rollups’lara Optimism, Arbitrum, FuelLabs örnek gösterilebilir. Aralarından Arbitrum Mainnet’e en yakın olanıdır ve birçok proje (örn. Uniswap) Arbitrum üzerinde çalıştırılabilecektir. Aralarında hangisinin başarılı olacağını zaman gösterecek olsa da Optimism ve Arbitrum’un çok iyi proje olduğunu söylemekte fayda var.

Red or Blue?

Bunun yanında ZK-Rollup olan Aztec, zkSync, StarkWare (DeversiFi, dYdX, ImmutableX) gibi teknolojiler şu an çalışmaktadır, ancak EVM uyumlu olmadıklarından kendilerine has DEX’leri mevcuttur.

StarkWare tabanlı teknolojiler.

StarkWare tabanlı;

  • DeversiFi Spot alım/satım yapmaktadır.
  • ImmutableX NFT markettir.
  • dYdX ise kaldıraçlı işlemlere olanak tanımaktadır.

StarkWare tabanlı bu projeler şu an Validium’dur. Validium ile ZK-Rollup teknolojileri arasında ufak bir farklılık vardır. StarkWare bunları yakın zamanda Rollup’a dönüştürecektir. Şimdilik bu nüans farkının önemi yoktur (Yazıyı uzatacağından bu kısmı geçiyorum).

Diğer ZK-Rollup teknolojisi olan Aztec Protocol gizlilik tabanlıdır ve ZK-Rollup teknolojisini zkP ile birleştirmiştir. Bu teknoloji TAMAMEN ANONİM transferlere imkan tanımaktadır. Zcash’in kullandığı bu teknoloji Rollups’lar ile birlikte Ethereum’a gelmiştir.

Aztec Protocol üzerinde anonim bir yapı mevcuttur. Aztec Protocol anonim bir DeFi alanı oluşturmaktadır.

Loopring ise Ethereum ağını kullananların aşina olduğu DEX, YieldFarming, Liquidity Mining gibi DeFi uygulamalarını ve finans alanlarını kendi sistemlerine taşımıştır. zkSync ise EVM uyumlu bir ZK-Rollup teknolojisi için çalışmaktadır. zkSync 2.0 adı verilen bu Rollup teknolojisi için merakla beklenilen tarih Ağustos 2021 tarihidir.

Loopring üzerinde Merkeziyetsiz Borsa, Liquidity Mining ve YieldFarming uygulamaları bulunmaktadır. zkSync EVM çalıştırabilen bir ZK-Rollup üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir.

5. Peki Rollup teknolojileri ne kadar hızlı, ucuz ve güvenilir?

Ethereum üzerindeki Rollup teknolojilerinin mazisi 3–4 seneliktir. Vitalik Buterin Rollup teknolojilerinin ilk versiyonunu “Shadow Chains” olarak 2016 yılında belirtse de Rollup teknolojilerine gerek duyulmamıştır. Çünkü DeFi uygulamaları yani, yukarıda bahsettiğim kompleks işlemler Ethereum ağında daha önceden yoktu. Olmadığı için işlem ücretleri çok ucuzdu. Ancak 2020 yaz aylarında patlayan DeFi furyası Rollup teknolojilerini gerekli kılmış ve çalışmalar daha da süratlenmiştir.

Rollup’lar güvenlik olarak Ethereum ile aynıdır. Çünkü ROLLUP’LAR içerisindeki varlıklar aslında Ethereum ağındaki akıllı kontratlarda tutulmaktadır. İşlemler zincir dışı yapılıp zincire işlenmektedir. Yani Ethereum ne kadar güvenli ise Rollup’lar da o kadar güvenlidir.

Rollup’lar güvenli ve merkeziyetsizdir. Ancak çok hızlı değildir. Rollup’lar saniyede 2.000 işlem kapasitesine sahiptir. Bunun sebebi de yine Ethereum ağının kendisidir. Kompleks işlemler küçültülerek saklansa da, Ethereum ağına işlendikleri için saniyede 2.000 işleme kadar imkan vermektedir.

2000 TPS kısa ve orta ölçekte DeFi uygulamalarının ucuzluğu için yeterli olacaktır. Çünkü Binance Smart Chain’de günde halihazırda 4–5 milyon işlem yapılmaktadır ve Binance Smart Chain’in hızı saniyede 450 işlemdir.

2000 TPS şimdilik yeterli olsa da ilerisi için (DeFi ve Kripto para ekosistemine daha çok kişi geleceğini tahmin ediyoruz) yetmeyecektir. Bunun için Ethereum ana ağının daha çok kapasiteye sahip olması gereklidir. Bu teknolojinin adı da Sharding’tir.

Sharding ile birlikte Rollup teknolojilerinin 100.000 TPS hıza ulaşabileceğini, gerekirse Shard sayısının artırılması ile 1.000.000 TPS’ye ulaşabileceğini tahmin ediyoruz. Hız arttıkça Rollup’ların çok daha ucuzlaşacağını üstte ayrıca bahsettim.

Blokzincirlerin ve gelenekel ödeme yöntemlerinin hız karşılaştırması.

6. Rollup’ları nasıl ve ne zaman kullanacağız?

Rollup teknolojilerinin geliştirilmesi Ethereum ağındaki pahalı işlemlerden ötürü hızlanmaya başladı. EVM çalıştıran Rollup’lar Mainnet’lerini duyurmaya başladılar. İlk olarak;

  • Arbitrum — Haziran ayında
  • Optimism — Temmuz ayında
  • zkSync — Ağustos ayında

Kullanıma hazır olacaklar (Arbitrum Mainnet’ini geliştiriciler için 28 Mayıs 2021’de duyurdu. Kullanıcıların kullanılmasına hazırlık için 1–2 hafta süre istendi).

Rollup teknolojilerinin kullanımı çok basittir. Metamask cüzdanlarımızı Uniswap’a nasıl bağlıyorsak, Uniswap üzerinden istediğimiz Rollup’a tıklayıp cüzdanlarımızı bağlayacağız, daha sonra Ethereum ağından Rollup akıllı kontratlarına ETH veya diğer coin’leri gönderip Rollup’ları kullanmaya başlayacağız. Eğer Rollup’tan çıkılmak istenirse tekrardan Ethereum ağına çekim yapılabilecektir.

(Rollup teknolojilerinin duyurulmasının ardından Twitter’dan nasıl kullanılacağı hakkında bilgilendirme yazısı geçeceğim.)

Son sözlerim ve yorumlarım.

Blockchainlerde Ölçeklenme — Güvenlik — Merkeziyetsizlik Trilemması

Rollup’lar blokzincirlerdeki Trilemma’yı çözen ve Güvenlik-Ölçeklenebilirlik-Merkeziyetsizliğin üçünü de sağlayan teknolojilerdir. Rollup’ların Merkeziyetsizliğini ve Güvenliğini Ethereum’dan alıp kompleks işlemleri küçültüp ölçeklenebilirlik sağlaması Ethereum için umut verici bir geliştirmedir.

İleride Rollup’lar arasında da köprü kurulabileceği için ortada Ethereum ana zincirinin bulunduğu ve Rollup’larla çevrili bir ekosistemin geleceğin Finans Dünyasında kendine yer edineceğini düşünüyorum.

Bu yazıyı hazırlamamda bana destek olan Twitter’daki tüm takipçilerime teşekkürü borç bilirim.

Tobby Kitty

Yazılarım

%d bloggers like this: